Hata
  • JUser: :_load: 42 kimlikli kullanıcı yüklenemiyor.
Çarşamba, 17 Haziran 2020 10:43

Basın Açıklaması

Baromuzca savunma, dolayısı ile yargı bağımsızlığını ve vatandaşların hukuk güvenliğini ortadan kaldıracak olan, Baroların seçim sistemlerinin değiştirilmesi, çoklu baro, nispi temsil, baroların bölünmesi şeklinde bir süredir sürdürülmekte olan girişimlere karşı, bugün saat 13:00’da Aydın Adliyesi B Girişi önünde diğer barolarla eş zamanlı olarak basın açıklaması yapılmıştır. Meslektaşlarımıza ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.

15 Haziran 2020 günü bir dönem içerisinde ikinci kez adli yılı açtığımız bir tarihe tanıklık ediyoruz. Bizler, yaklaşık üç aydır hukukun, insan onurunun, sosyal devletin ve yaşam hakkının kıymetini iliklerimize kadar hissettik. Bir olmanın ve birlikte olmanın değerini bir sefer daha anladık.

Yaşamak için evlerde kaldığımız bu süreçte; bugüne kadar yürütülen politikalarla ekonomik kaosa sürüklenen meslek grubumuzun, pandemi süreci ile iyice artan sorunlarına çözüm beklerken, baroları bölme, parçalama ve sindirme projesi, uzun yıllardır düzenli aralıklarla olduğu gibi yine raftan çıkarılmış ve bir tehdit olarak tekrar sunulmuştur. Tehdit konusu olan her şey özünde bir cezalandırmadır ve baroların seçim sistemlerinin değiştirilmesi adı altında işlevsizleştirilmesi öncelikle avukatların yalnızlaştırılması, devamında ise ülke üzerinde yaşayan her bireyin açıkça cezalandırılmasıdır.

Adaleti adalet yapan tüm ilkelerin felsefesi insan onuru ise insan onurunun yeryüzünün güçlülerine karşı teminatı da avukatlardır ve devletin temeli olan adaletin sağlanması için inşa edilen binalar, içinde bağımsız barolar ve avukatlar olmadığı zaman bir infazhaneden farksızdır.

Çünkü Barolar hak arama hürriyetinin başlangıcı, ilk basamağıdır.

Barolar, avukatı gelmeden hiçbir görevlinin ifadesini alamayacağı çocukların hemen yanı başındadır.

Barolar; artık yaygın bir katliama dönmüş kadın cinayetlerinde tüm duruşma salonlarındadır.

Barolar; bir avukat tutmaya ekonomik gücü yetmeyen her bireyin bir telefon uzağındadır.

Barolar; Kazdağları’nın, Salda’nın, Cerattepe’nin, Kızılca Köy’ün ve yok edilmeye çalışılan tüm ormanların kök saldıkları topraklardır.

Barolar, herkesin üzülmekten başka bir şey yapmadığı hayvanların haklarını inadına o adalet saraylarında haykırandır.

Barolar, hukuk devletinin ve hak arama özgürlüğünün yılmaz savunucuları; haksızlık kimden gelirse gelsin ve kime yönelirse yönelsin hiçbir ayrım gözetmeksizin haksızlığın karşısında vatandaşın yanında yer alan ve evrensel hukuk ilkelerini kendine varlık sebebi yapmış tarihi kurumlardır.

Bu sebeple baroların parçalanması, susturulması sadece avukatların değil çocukların, kadınların, ağaçların, adalete erişimde dezavantajlı tüm grupların ve istisnası olmadan herkesin susturulmasıdır. Baroların parçalanması, hukuk devletinin yok edilmesi ve ülkemizde insan onurunun güvencesi olan tüm kalelerin yıkılmasıdır.

Cumhuriyetin, demokrasinin, hukuk devletinin, laikliğin ve hak arama özgürlüğünün savunucuları; hiçbir ayrım gözetmeksizin haksızlığın karşısında yer alan ve evrensel hukuk ilkelerini kendine varlık sebebi yapan Barolar olarak her zaman ve her koşulda HALKIMIZA SES OLMAK İÇİN MÜCADELEYİ SÜRDÜRECEK, Hukuktan başka kimsesi olmayan herkes adına hiç yılmadan umudu savunmaya devam edeceğiz.

Barolar olarak, bütün bu sürecin başlangıcından bu yana, ortak bir tavrı sürdürme kararlılığı ile, iyiniyetle ve çoğunlukla hareket ederek, bildiriler yayınlayarak ve teklifin geri çekilmesine yönelik görüşmeler dahil, tüm süreçleri titizlikle uygulayarak ; parçalamayı, susturmayı, ele geçirmeyi ve etkisiz hale getirmeyi hedefleyen bu projeden vazgeçilmesine ilişkin taleplerimizi, tüm muhataplar nezdinde ısrarla yineledik ve yinelemeye ısrarla devam edeceğiz. Geldiğimiz nokta itibariyle; tüm bu iyiniyetli görüşmelerin sonuçsuz kaldığının ve suskunluğumuzun sözümüz olmadığı şeklinde algılandığının farkındayız.

19 Mayıs ve 1 Haziran bildirilerimizde ortaya koyduğumuz kararlılık içerisinde, meslektaşlarımıza ve halkımıza verdiğimiz sözün arkasında durarak, demokratik hak kullanımı çerçevesinde, hukuki eylemlilik sürecini başlatıyoruz. Bu süreçte bir kez daha, tüm yetkilileri sağduyuya, anayasaya, evrensel ve milli hukuki değerlere ve aklı selime davet ediyoruz. Baroların ve Avukatların en üst seviyede örgütlü gücü olması gereken çatı örgütümüz Türkiye Barolar Birliğini bu ortak iradeye sahip çıkmaya ,2018 Şubat sürecinde olduğu gibi, tam bir kararlılık, söz, inanç, samimiyet ve eylem birliği içerisinde, kanuni ve fiili görevlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmeye davet ediyor ; Baroların, Avukatların, Savunmanın, Halkın ve Hakkın yanında ve önünde olmasını talep ediyoruz.

Bizler Barolar olarak bu bilinç ve sorumlulukla 19 Mayıs ve 1 Haziran tarihlerinde 80 Baromuz tarafından imzalanan bildirilere sadakatimizin bir göstergesi olarak ; eylem sürecine başlama yönündeki irademizi ilk olarak şu anda yapmakta olduğumuz açıklama ile somutlaştırıyor;

*Bu süreçte tarihi sorumluluğunu yerine getirmek üzere, delegeleri olağanüstü toplantıya davet etmesi için TBB Yönetim Kuruluna çağrıda bulunuyor ve 19 Haziran 2020 tarihinde Baro Başkanları olarak illerimizden Ankara istikametine doğru "Savunma Yürüyüşü"ne başlıyoruz.

*Olağanüstü toplantı talebinde bulunan Baro başkanları olarak, Ankara'ya ulaştığımızda, bu talebimizi Türkiye Barolar Birliği'ne fiziki olarak elden teslim edeceğimizi, şimdilik burada açıklamadığımız etkili bir çok eylemi orada hayata geçirerek, bu eylemler için tüm avukatlara destek çağrısı yapacağımızı, eylem planı çerçevesinde mücadelemizi devam ettirmek yönündeki kararlılığımızı vurgulayarak kamuoyuyla ve meslektaşlarımızla paylaşıyoruz.

Saygılarımızla

Aydın Barosu

Okunma 2729 defa Son Düzenlenme Çarşamba, 17 Haziran 2020 10:53

IP Adresiniz :34.237.138.69
IP Adresiniz kayit altina Alinmistir ..